Haremde Beethoven ve Abdülmecid Efendi

Osmanlı hanedanının “halife” unvanıyla vazifesini yerini getirmiş olan son üyesi Abdülmecid Efendi’dir.

Sultan Abdülaziz’in oğlu olan Abdülmecid Efendi, kayıtlara göre 30 Mayıs 1868 Pazar günü saat 20:00’de dünyaya gelmiştir. Annesi Hayranıdil Kadınefendi’dir. Babasının 1876 yılında tahttan indirilmesiyle yerine geçen amcası II. Abdülhamid’in saltanatı döneminde İkinci Meşrutiyet’e kadar (1908) sarayda kapalı bir hayat yaşamış, sıkı bir eğitim almış, yabancı dil öğrenmiş ve güzel sanatlarla özellikle resimle ilgilenmiştir (Uçan:2019).

Amcasının oğlu I. Vahdeddin’in 4 Temmuz 1918’de tahta çıkmasıyla resmen veliaht ilan edilmiştir. 1 Kasım 1922 tarihinde çıkarılan kanunla saltanatın kaldırılması kararlaştırılmış fakat halifeliğin Osmanlı hanedanına ait olduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu makama hanedanın ilim ve ahlâk bakımından en uygun olanının seçileceği ifade edilmiştir. 1 Kasım’da saltanatı elinden alınan Vahdeddin’in halife seçildiği açıklanmamıştı. Vahdeddin iki gün sonraki cuma selamlığına hem halife hem de padişah sıfatıyla çıksa da 16 Kasım’da vatana ihanet ettiği gerekçesiyle yurt dışına gönderilmesine karar verilmesi üzerine 16-17 Kasım 1922 gecesi bir İngiliz zırhlısı ile Türkiye’yi terketmiştir. 19 Kasım 1922 günü TBMM, Abdülmecid Efendi’yi halife seçti (Akman:2019).

Abdülmecid Efendi, “Haremde Beethoven”, 1915, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu.

Tarihsel sürecin ardından asıl konumuza, Abdülmecid Efendi’nin 1915 tarihli “Haremde Beethoven” isimli yağlıboya tablosuna dönelim. Abdülmecid’in sanatla, özellikle resimle ilgilendiğine değinmiştim. Abdülmecid Efendi’nin çalışmalarında yaşamından sahneler, saray ve harem hayatı, çarşı-pazar gibi mekanlar, mesire alanları ve tarihi olaylar betimlenmiştir.

Bir nevi Batılı ve modern Osmanlı zihniyetini yansıttığı düşündüğüm, en bilindik eserlerinden biri de Haremde Beethoven’dır. Bu tablo şehzade Abdülmecid’in sadece özel yaşamını anlatmaz, sarayda hatta haremde Batı etkilerini giyim kuşamdan dinlenilen müziğe kadar göstermektedir. Batılı ressamların sıklıkla kullandığı tipik bir Avrupa teması olan aile konseri betimlenmiştir (Sabanoğlu:2022).

Resimde enstrüman çalan üç kişi görülür: Piyanonun başında bir kadın, ona çelloyla eşlik etmekte olan bir erkek ve keman çalmakta olan başka bir kadın. Paşa kıyafetli bir adam ve ikisi ayakta olan üç kadın ise müziği dinlemektedir. Yerdeki nota kitabının kapağında tabloya adını veren Beethoven’in adı yazmaktadır. Duvarda asılı olan bir Ayvazovski tablosunun hemen altında ise Beethoven büstü bulunur.

Beethoven Nota Kitabı, Beethoven Büstü.

Tablodaki kişilerin kimler olduğu konusuna gelecek olursak, paşa kıyafetiyle resmettiği kişi Abdülmecid’in kendisidir. Keman çalan kadın, ilk eşi Şehsuvar Kadınefendi, piyano çalan kadın Ofelya Kalfa, çello çalan erkek ise Behruze Kalfa’dır. Resmin solunda yer alan iki genç kızdan öndeki Mehisti Kadınefendi’dir fakat diğer iki kadının kimliği saptanamamıştır.

Şehsuvar Kadınefendi, Ofelya ve Behruze Kalfa.

Abdülmecid Efendi, Şehsuvar Başkadınefendi, Milli Saraylar Resim Müzesi, Env. No: 64/2137, 121/651, 06.10.23, (Fotoğraf: Mücessem N. Kitiş).

Saygıdeğer hocam Prof. Dr. Ahmet Kamil Gören, “Yeni Bilgiler Işığında Şehzade, Veliaht, Halife Abdülmecid Efendi (1868-1944)’nin Yapıtlarını Yeniden Değerlendirmek” isimli yazısında Aykut Gürçağlar’ın araştırmasına değinerek mekanın, daha önce kaynaklarda Dolmabahçe Sarayı olarak yer aldığını fakat buranın aslında şehzadenin 1896-1897 yıllarında yerleşmiş olduğu Bağlarbaşı’ndaki köşkün harem dairesi olduğunu belirtmiştir (Gören,2004) Köşke dair günümüze ulaşan yapı köşkün selamlık bölümüdür. Köşk günümüzde “Abdülmecid Efendi Köşkü” adıyla anılmaktadır.

Resimde piyano çalan kadın figürün arkasında yer alan atlı heykel ise ilgi çekicidir: Avrupa seyahatinden dönen Sultan Abdülaziz, C.F. Fuller adında bir heykeltıraşa, at üzerinde bir heykelini yaptırmıştır. Bu eser önce Beylerbeyi Sarayı bahçesine konmuş, Abdülaziz’in tahttan indirilmesinin ardından Topkapı Sarayı ‘na taşınmış, 1922 yı­lında ise Abdülmecid Efendi tarafından Bağlarbaşı Köşkü’nün bahçesine konulmuştur (Demirsar:1987). En sonunda, 1986 yılında ilk konulduğu yer olan Beylerbeyi Sarayına gönderilmiştir. Günümüzde Beylerbeyi Sarayı iç mekanda sergilenmektedir.

Atlı Abdülaziz Heykeli, Beylerbeyi Sarayı, 06.10.23 (Fotoğraf: Olkan Kırca)

Konuya müzik doğrultusunda yaklaşacak olursak, şehzadenin bir dönem yaşamış olduğu Dolmabahçe Sarayı’nda batı müziği aletlerinin ağırlığı dikkat çekmektedir. Sarayın harem kısmında pek çok odada piyano bulunmaktadır. Sarayın müzik odasında viyolonsel, kontrbas, yaylı sazlar, duvarında ise ünlü müzisyen Verdi’nin portresi bulunmaktadır.

Dolmabahçe Sarayı, Selamlık Bölümü, Müzik Odası, 06.10.23, (Fotoğraf: Mücessem N. Kitiş).

Abdülmecid Efendi’nin zihnindeki Türk kadını modelinin bir taraftan geleneksel değerlere sahip, diğer taraftan musiki ile ilgili ve meslek sahibi bir profile sahip olduğunu düşünebiliriz. Şehzade, haremlerine özel hocalar tutarak onların çeşitli müzik aletlerini çalmalarını sağlamakla kalmamış, onlarla birlikte kendi aralarında konserler vermişlerdir. Haremde ayrıca kalfalardan oluşan müzik topluluğu olduğu bilinmektedir (Uçan:2019).

Doğu ve Batı kültürlerini barındıran sanatçı, geleneksel ve modern düşünceyi birleştiren yapıtlar üretmiştir. Batılılaşma ve Tanzimat sonrası aydın, müzik dinleyen, keman ve piyano çalan, kitap okuyan ve özgürleşen, kız ortaokullarında ve Sanayi-i Nefise Mektebinde eğitim gören kadınların sosyal yaşam içindeki yerini de “Haremde Goethe” ve “Haremde Beethoven” eserleriyle ifade etmiştir. 

Abdülmecid Efendi, Haremde Goethe, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Mart, 2021 (Fotoğraf: Mücessem N. Kitiş).

1918 yılında Viyana’da Türk ressamların eserleri sergilenmiş ve Abdülmecid Efendi bu sergiye 4 eser ile katılmıştır. Bu eserler, OtoportreHarem’de GoetheHarem’de Beethoven, ve I. Sultan Selim adlı çalışmalarıdır (Gören:2004).

KAYNAKÇA

Gören, A.K., “Yeni Bilgiler Işığında ŞehzadeVeliahtHalife Abdülmecid Efendinin (1868-. 1944) Yapıtlarını Yeniden Değerlendirmek“, Sanat Dünyamız, S93, 2004, Istanbul.

Üldes, M.Y., Türk Resim Sanatında Bireyin Temsili (1850-1950’li Yıllar), Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017, Istanbul.

Özcan, G., Batılılaşma Dönemi’nde ve Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Türk Resminde Propaganda Olgusu, Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009, Edirne.

Demirsar, V.B., Osman Hamdi’nin Tablolarında Gerçekle İlişkiler, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1987, İstanbul.

Uçan, L., Son Halife Abdülmecid’in Hayatı -Şehzadelik, Veliahtlık ve Halifelik Yılları, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019 İstanbul. http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/60731.pdf

Uçan, L., “Abdülmecid Efendi Kütüphanesi: Son Halife Abdülmecid Efendi’nin Entelektüel Hayatının Simge Mekanı”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, S49, s.67-120, 2023, İstanbul. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2993444

Küçük, C., “Abdülmecid Efendi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulmecid-efendi (04.10.2023).

Gürçağlar, A.,”Osmanlı’nın Son Halifesi Abdülmecid Efendi’nin Resimleri”. Toplumsal Tarih Dergisi, S130, s.12-15, 2004.

Sertoğlu, M., “Son Osmanlı Veliahtı ve Son Halife Abdülmecid Efendi”. Hayat Tarih Mecmuası, C1 S6, s.11-19, 1965.

Sabanoğlu, B. “Şehzade’nin Sıra Dışı Dünyası: Abdülmecid Efendi. Sakıp Sabancı Müzesi, 21 Aralık 2021–28 Ağustos 2022. Küratör: Nazan Ölçer”. YILLIK: Annual of Istanbul Studies, C4, s.156-160, 2022, İstanbul.

Akman, Z., “Abdülmecid Efendi’nin Hayatı Ve Halife Seçilmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yaşanan Tartışmalar”, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi , S8, C4 , s.2424-2440, 2019.

Yağbasan, E., Halife Abdülmecid Efendi ve Sanatı, Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2004, Ankara.

Abdülmecid Efendi, Sakıp Sabancı Müzesi, https://www.sakipsabancimuzesi.org/sanatci/263